Bugun...



Tebliğ tartışmaları sanayicilerin lehine sonuçlandı
Tarih: 15-03-2015 21:45:14 Güncelleme: 15-03-2015 22:50:14 + -


Plastik sanayicilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının üç hafta süren mücadelesi sonuç verdi, bu süreç içerisinde üç kere değişen tebliğin son hali 14 Mart 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak plastik sanayicilerinin lehine sonuçlandı.

facebook-paylas
Tarih: 15-03-2015 21:45

Tebliğ tartışmaları sanayicilerin lehine sonuçlandı

17 Şubat 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/3)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/27) ile plastik sanayicilerine hammadde ithalatında orijinalliği kanıtlama zorunluluğu getiren uygulama kısa sürede gümrük kapılarında yığılmalara yol açmış, hammaddesini içeriye çekmekte geciken firmaların maddi kayıplara uğramasına sebep olmuştu. Tebliğe göre, ithalatçıların getirdikleri orijinal ürünün, orijinal olduğunu kanıtlaması istenmekte, gümrüğe gelen hammaddelerden örnek alınarak akredite bir kuruluş tarafından orijinal olduğunun belgelenmesi gerekiyordu.

 

 

PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Yavuz Eroğlu tebliğ değişikliği ardından yaptığı açıklama ile artık sektöre danışılmadan yapılan düzenlemelerin ihtiyaçları karşılamadığının herkes tarafından anlaşıldığını umduklarını ifade ederek, fabrikalarımızı durduran, masraflarımızı arttıran böyle yanlış bir düzenleme ile ilgili tüm sektörümüzün kenetlenmesi sonucunda başarıya ulaştıklarını ifade etti. Açıklamada; "Maalesef 6 bin firmadan ve 250 bin çalışandan oluşan büyük Türk plastik sanayisi tekelci bir zihniyetin oluşturduğu algı operasyonlarının tehdidi altındadır. Burada esas amaç kesinlikle çevrenin korunması değildir. Zaten dikkat edilirse bu konudaki yaklaşım çevreci örgütlerden gelmemektedir. Esas maksat kesinlikle atık olmayan ve çevreyi kirletmeyen  bir malzeme olan orijinal plastik hammaddelerin ithalatında  bürokrasi ve kırtasiye yaratarak ekstra maliyetler oluşturmaktır .Böylece yurt içine girecek hammaddelerin maliyetleri artacaktır. İthal ürünün fiyatı artınca da yurt içindeki hammadde fiyatları yükselecektir. Neticede bu maliyet önce sanayiciden, sonra  fiyatlarındaki artışlarından dolayı halkımızın cebinden çıkacaktır. Büyük plastik sektörü olarak kenetlenip bu tür tekelci zihniyetlere müsaade etmemek için elbirliğiyle çalışıyoruz. Türkiye'nin geleceği üretimdedir ve 34 milyar dolar ciro, 12 milyar dolar dolaylı ve direkt ihracat ile Türkiye'nin üretim lokomotiflerinden biri olan Türk plastik mamul üretim sektörü bu konuda öncüdür.  Yüzlerce ülkeye ihracat yapan Türk plastik sektörü tüm dünyada kalitesi ve ürünlerine gösterdiği özen ve  çevreci yaklaşım ile haklı bir ün kazanmıştır.

 

 

Böyle büyük bir sektörün ,bugünkü gibi kenetlenmiş vaziyette bir arada olduğunda, hiç bir tekelci zihniyetin karşısında duramayacağını sözlerine ekleyen Eroğlu, 1980’li yıllarda yazılan Tebliğ’in günümüz şartlarına uzak kaldığını belirtirken, taslak tebliğ ile ilgili sektör görüşlerini başta Ekonomi Bakanlığı olmak üzere ilgili makamlara ilettiklerini ifade etti. Ankara’da tebliğin değişiminin tüm aşamalarını takip edip, aktif rol aldıklarını  belirten Eroğlu, neticede 3. kez tebliğ değişikliği gerçekleştiğini belirterek sektörümüz için hayırlı olması temennisinde bulundu.

 

 

Yeni tebliğ ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri'nden “Kapsam Dışı Yazısı" alınma şartının ortadan kalktığını belirten Eroğlu, “Hammaddelerimiz gümrüklere ulaştığında, tebliğde belirtilen evrakların gümrüklere teslimi ile ithalat yapılacaktır. Ayrıca laboratuvarda analiz yapılması şartı da ortadan kaldırılmıştır.” dedi.

 

 

Birçok sanayi kuruluşunun hammadde ithalatını düzenleyen Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği’nin yeni haliyle uygulamaya alınmasıyla ilgili açıklama yapan Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut; plastik başta olmak üzere birçok sektörün önünü açacak tebliğin son halini alması için Petkim olarak sektörel kuruluşlarla birlikte ilgili Bakanlıklar nezdinde yoğun çaba gösterdik. Çocuklarımızın oyuncak ve giysilerinden, sağlık ekipmanlarına, gıda ambalajlarından ev içerisinde kullanılan eşyalara kadar hayatımızın her alanında kullanılan ürünlerin hammaddesinin menşei konusunda dünyada önemli tartışmalar yaşandığını belirterek, “Söz konusu tebliğ atık ürünlerin ithalat yoluyla Türkiye’de sanayiciye yeniden hammadde olarak gelmesini düzenliyor. Üretime girmemesi gereken ya da sadece belli alanlarda kullanılabilecek hammaddeleri belirliyor. Bu tebliğle adeta nihai bir ürünün hammaddeden itibaren takibi ve kontrolü yapılmış oluyor. Tebliğ, Türkiye’de geri dönüşümün gelişmesi açısından önemli. Plastik sektöründe orijinal hammadde kullanımını teşvik ederken böylece sektörün olumsuz imajının giderilmesine katkı sağlayacak. Daha da önemlisi ise sanayiciler arasında hammadde maliyetleri açısından oluşan haksız rekabeti azaltacak.” dedi.

 

 

Hurda plastik ithalatı riski var

 

 

2005 yılına kadar Türkiye’ye hurda plastik ithalatının yasak olmasına karşın, o tarihten bugüne ‘kontrole tabi ürünler’ listesine alındığını vurgulayan Korkut, 10 yıldır 3901-3914 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) Numaralı ürünlerin gümrüklerde orijinal ürün olarak sadece beyan edilerek ve başka belge aranmaksızın serbestçe ithalatının yapılabildiğini kaydetti.

 

 

Bu ithalatın geri kazanılmış granül ve çapak plastik malzemeler için de geçerli olduğunu ve bu durumun suistimallere ve çevre sorunlarına neden olduğunu dile getiren Sadettin Korkut, şunları ifade etti: “Bu durum dünyanın ikinci büyük polimer ithalatçısı olan ülkemiz için orijinal ürün ithalatı yanında aynı GTİP numarası ile hurda plastik ithalatı riskini de ortaya çıkarıyordu. Petkim olarak yasal ortamlar da dahil olmak üzere her platformda bu değişikliğin suistimallere açık olduğunu savunduk. Hurda ve ikincil ürünlerin, orijinal adı altında gümrüklerden sadece beyan ile kolayca geçebildiğine dikkat çektik. Danıştay 10. Dairesi bu endişelerimizi haklı bularak, uygulamanın insan ve çevre sağlığına olumsuz etkilerinin olacağını ve haksız rekabete neden olduğuna karar verdi. Bu karar sonrası Ekonomi Bakanlığımız 17.02.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan tebliği ile Avrupa Birliği veya Türkiye’de akredite bir kuruluştan alınacak raporların asılları ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına alınacak kapsam dışı Ek-7 belgesini gümrük idarelerine verilmesini zorunlu kıldı. Fakat uygulamada önemli sıkıntılar yarattı. Etkin katkı yaptığımız girişimler sonucu ikinci kez revize edilerek bugünki haline gelen tebliğle hem suistimallerin önüne geçilmesi sağlanacak hem de yaşanan yığılma sorunu ortadan kaldırılacak. Sonuçta sanayicilerimiz ve ülke ekonomimiz kazanacak. Sürece katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.” dedi.






İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MEVZUAT Haberleri

YUKARI