Bugun...


Ali İbrahim Aydın


facebook-paylas







Ebdita ve Şirket Piyasa Değerinin Hesaplanması
Tarih: 25-03-2016 13:24:00 Güncelleme: 25-03-2016 13:24:00


Sayın okurlar, bugünkü yazımızı bir finansal analiz aracı olan "ebitda" konusuna ayırdık.  Ebitda, şirket performanslarının ölçümünde ve piyasa değerlerinin belirlenmesinde ortak lisan oluşturma çabasıyla ortaya çıkan bir kavramlardan bir tanesidir.

 

Global sermayede görülen uluslararası akışkanlık, muhasebe alanında ortak lisan geliştirme ihtiyacını doğurmuştur. Özellikle uluslararası düzeydeki şirket satın almaları ile şirket evliliklerinin son çeyrek asırda önemli derecede artması, şirketlerin piyasa değerlerinin hesaplanmasında önemli bir gösterge olan ebitda'nın önemini de artırmıştır. Her ne kadar piyasa değerinin hesaplanmasında yegâne değer olmasa da, bu hesaplamada kullanılan en önemli parametrelerden bir tanesidir ebitda.

 

1. FİNANSAL TABLOLARIN AMACI

 

Genel olarak finansal tablolar, işletmenin belirli bir tarihteki görünümünü veya belirli bir periyottaki operasyonel verimliliğini göstermek amacıyla hazırlanır. Finansal tabloların amacı şu şekilde özetlenebilir.

 

·         İşletmenin faaliyet sonuçları hakkında bilgi sunmak,

·         İşletmenin varlık ve kaynakları ile bunlardaki değişiklikler hakkında bilgi sağlamak,

·         Yatırımcılar, kredi verenler ve diğer ilgililer için karar almada yararlı bilgiler sağlamak,

·         İşletmenin gelecekteki nakit akışlarını değerlendirme imkânı sunmak.

 

Diğer taraftan, finansal tablolar üzerinden hesaplanan oran ve rasyolar ise esas itibarıyla aşağıdaki değerlendirmeleri yapmaya imkân sağlar.

 

·         İşletmenin belirli bir dönemdeki operasyonel verimliliğini göstermek,

·         Belirli bir periyotta operasyonel verimlilikte ortaya çıkan değişimin yönünü ve büyüklüğünü ölçmek ve göstermek,

·         İşletmenin gelecekte yükümlülüklerini yerine getirme yeteneği hakkında fikir vermek,

·         İşletmenin büyüklük ve verimlilik itibarıyla içinde bulunduğu sektördeki konumunu değerlendirme imkânı sunmak,

 

2. EBİTDA'NIN İFADE ETTİĞİ DEĞER VE ÖNEMİ

 

İşletme yapısına bağlı olarak ödenen faizler, yüklenilen vergiler ve hesaplanan amortismanlar, işletmenin gerçek durumunun değerlendirilmesinde bir sis perdesi oluşturabilir.

 

Bir finansal ölçüm aracı olan ebitda, işletmenin doğal operasyonları haricindeki unsurları ana operasyon sonuçlarından arındırmayı ve kullanıcıların sağlıklı değerlendirme yapabilmelerini amaçlar.

 

İşletmenin değerini ve sektördeki diğer işletmelere kıyasla performansını ölçme imkanı sağlayan bir finansal değer olan ebitda, "Earnings Before Interest, Taxes, Depreciation and Amortisation" kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

 

Türkçe karşılığı "Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar" olan ebitda'nın Türkçe'deki kısaltması da "FAVÖK" tür.

 

Bu noktada, "depreciation" ve "amortisation" kavramlarına değinmekte fayda var. Bu kavramlar, uluslararası literatürde ayrı ayrı durumları ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu ayrıma göre; demirbaşlar veya makinalar gibi maddi duran varlıkların faydalı ömürleri dikkate alınarak hesaplanan yıpranma payları "depreciation" olarak ifade edilirken, patent gibi hakların ifade ettikleri süreler itibarıyla hesaplanan dönemsel gider paylarına "depreciaton" adı verilmektedir.

 

Ancak, Türkiye uygulamaları açısından böyle bir ayrım yapılmamakta ve her iki duruma uygun olarak hesaplanan giderlerin tümü "amortisman" olarak ifade edilmektedir. Ayrıca ifade etmek gerekir ki, bu iki kavram birbiri yerine ikame edilmekte ve bazı ülkelerde biri diğerinin manasında kullanılabilmektedir.

 

Görüldüğü üzere, bir karlılık ve verimlilik ölçüsü olan ebitda'ya göre, operasyonel kazanç, finansal maliyetler, vergiler ve amortismanlar gibi parametreler hesaba katılmadan hesaplamaktadır.

 

Ebitda'nın çok yaygın bir ölçme ve değerlendirme aracı olarak kullanılmasının sebebi, hesaplamada nazara almadığı faiz, amortisman ve vergilerin işletme karlılığını işletmeden işletmeye farklı şekillerde etkileyebiliyor olmasıdır.

 

İşletmelerin aynı iktisadi varlıkları amorti ederken kullandıkları farklı faydalı ömür süreleri ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Dolayısıyla, iktisadi kıymetlerini daha kısa sürede amorti eden işletmelerin o dönemlere ilişkin karlılığı diğerlerine daha düşük olacaktır.

 

Aynı şekilde, işletmeler farklı finansman modellerini tercih ediyor olabilirler. Bazıları daha kuvvetli bir özsermaye ile faaliyet gösterirken bazıları daha yüksek dış finansman yöntemini benimsemiş olabilirler. Ya da dış finansman yöntemleri de birbirine göre farklılık gösterebilir. Dolayısıyla, daha yüksek düzeyli borçlanma daha çok faiz yüküyle karlılığı olumsuz etkileyebilir. Ama bu durum işletmenin piyasa performansının olumsuz olduğu anlamını taşımaz.

 

Ayrıca, operasyonel faaliyet sonuçlarından arındırma yapılırken faizler sadece gider boyutuyla değil gelir boyutuyla da operasyonel sonuçlardan arındırılmaktadır. Zira faiz gelirlerinin de operasyonel karlılık sonuçlarını büyük ölçüde manipüle etmesi mümkündür.

 

Örneğin, belirli bir çeyrekteki operasyonel verimliliği son derece kötü olan bir şirket, uzun dönemli tahvilden elde edilen faiz sebebiyle o çeyrekte çok önemli karlılık bildirebilir. Bu sonuç, gerekli analizler yapılmadığında finansal tablo kullanıcılarını yanıltabilir.

 

Diğer taraftan, Ebitda'nın vergi yükünü ihmal etmesinin sebebi de, ülkeler arasındaki farklı vergilendirme politikalarıdır.

 

Ebitda, işletmenin yukarıda belirtilen kalemler hariç tutulduğunda sahip olacağı gerçek karlılığı ifade eder. Bu değer ve bu değerin operasyonel faaliyetlerden elde edilen net hasılata bölünmesi suretiyle hesaplanan ebitda oranı, işletmenin rakipleri ve diğer işletmelerle kıyaslanmasına imkân sağlar. Ebitda, ayrıca, hisse başına karlılığın hesaplanmasında da kullanılan önemli bir göstergedir.

 

3. ŞİRKET PİYASA DEĞERİNİN HESAPLANMASINDA EBİTDA

 

Ebitda, şirketlerin piyasa değerlerinin hesaplanmasında da kullanılan önemli bir araçtır. Zeten ebitda'yı bu kadar önemli ve popüler yapan sebeplerden biri de özellikle 1990'lı yıllardan itibaren artış gösteren uluslararası şirket satın almalarıdır. Uluslararası satın almalar ve şirket evlilikleri şirketlerin değerlenmesinde ortak bir dil oluşturulması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

 

Ebitda, aynı zamanda, şirketin piyasa değerinin hesaplanmasında da kullanılan önemli bir araçtır. Bu hesaplama yapılırken genel olarak iki method tercih edilmektedir.

 

Geleneksel olarak, işletmenin geçmiş dönemlerdeki ebitda değerlerinin ortalaması kullanılmak suretiyle gelecekte elde edilecek kazanç belirli bir ekonomik çarpan kullanılmak suretiyle modellenmekte ve şirketin piyasa değeri hesaplanmaktadır.

 

Şayet işletmenin gelecekte daha yüksek ebitda değerlerine ulaşacağı bekleniyorsa, bu durumda, gelecekte elde edilmesi beklenen ebitda değerleri yine beklenen piyasa faiz oranları uygulanmak suretiyle bugüne indirgenmekte ve elde edilecek kazançların net bugünkü değeri hesaplanmaktadır.

 

Ebitda amortisman giderlerini dikkate almadığından, piyasa değerinin hesaplanmasında gelecekte yapılacak yatırım harcamalarının bugüne indirgenmiş değeri, yukarıda hesaplanan net bugünkü değerden mahsup edilecek ve piyasa değeri hesaplanacaktır.

 

 

Ayrıca, değerleme günü itibarıyla hesaplanan net alacak veya net borç fazlasının da sırasıyla pozitif veya negatif değerler olarak dikkate alınması gerekeceği tabiidir.

 

Yukarıdaki yöntemlerden hangisi kullanılırsa kullanılsın, hesaplamada kaç döneme ilişkin ebitda değerinin dikkate alınacağı, işletmenin içinde bulunduğu sektör içindeki ekonomik değerlere, rekabet ortamına, genel ekonomik iklime ve gelecekteki beklentilere göre belirlenecektir.

 

Bu yüzden, şirket hisselerini satmak üzere yatırımcılarla görüşülmeye başlandığında, geçmişten bugüne doğru yükselen ebitda değerlerine sahip olmak, sektörün geleceğine yönelik olumlu beklenti ve şirketin geleceğine dair iyi bir hikayeye sahip olmak şirket değerinin maksimize edilmesine imkan sağlayacaktır. Tüm yatırımcıların ilgilendiği unsurlar da bunlardır.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI