Dalgakıran’dan Drucker hatırlatması: Kültür, stratejiyi kahvaltıda yer
Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, CNBC-e’de Elif Saygılıer’in sunduğu Ekonomi Sohbetleri programında Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimi ve yüksek gelir hedefine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dalgakıran, sanayinin iş geliştirmesi adına kısa sürede teknoloji üretemeyeceğini belirterek, yüksek teknoloji üretiminin çok boyutlu bir dönüşüm gerektirdiğini söyledi.
Dalgakıran, yalnızca sanayicinin değişmesinin yeterli olmadığını vurgulayarak, kamudan eğitim sistemine kadar tüm yapının dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Bir sanayicinin her şeyi tek başına yapabileceği bir sistem olmadığını kaydeden Dalgakıran, Türkiye’nin yüksek gelir ligine çıkabilmesi için daha geniş bir ekosistem inşa etmesi gerektiğini dile getirdi.
Yüksek gelirin yüksek değer üretmek anlamına geldiğini söyleyen Dalgakıran, düşük gelir grubundan orta gelir seviyesine çıkan çok sayıda ülke bulunduğunu, ancak orta gelirden yüksek gelir seviyesine yükselmenin çok daha zor olduğunu belirtti. Bu geçişi başarabilen ülke sayısının son derece sınırlı olduğuna dikkat çeken Dalgakıran, bunun ancak farklı bir ekosistem, güçlü bir entelektüel kapasite ve bu başlıkları tartışabilecek bir ortamla mümkün olabileceğini ifade etti.
Yaratıcı insan sınıfının nasıl geliştirileceğinin tartışılması gerektiğini söyleyen Dalgakıran, nitelikli üniversiteler ve nitelikli girişimcilerin bu dönüşümün temel unsurları arasında yer aldığını kaydetti. Türkiye’de reform yapılacaksa her şeyden önce samimiyet gerektiğini vurgulayan Dalgakıran, farklı düşüncelere rağmen güven ortamı oluşturulmadan kalıcı dönüşümün mümkün olmayacağını söyledi.
Konuşmasında Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in açıklamalarına da atıfta bulunan Dalgakıran, Merz’in “Almanya’nın bugünkü değer üretme kapasitesi ile Alman halkının refahını gelecekte devam ettirmesi mümkün değil” yönündeki değerlendirmesini gerçekçi bir tespit olarak niteledi. Dalgakıran’a göre asıl tehlike, bu tür gerçeklikleri görememek ve dönüşüm ihtiyacını ertelemek.
Kültürün ekonomik ve kurumsal dönüşümde belirleyici olduğunu da vurgulayan Dalgakıran, yönetim düşünürü Peter Drucker’ın “Kültür, stratejiyi kahvaltıda yer” sözünü hatırlattı. Türkiye’de asıl ihtiyaçlardan birinin birbirini dinleyebilen, konuşabilen ve güven üretebilen bir iklim olduğunu belirten Dalgakıran, samimiyetin bu dönüşümün ilk şartı olduğunu ifade etti.












