TVF’nin petrokimya projesinde iki kritik eşik aşıldı
İletişim danışmanı Serkan Aksüyek’in gündeme taşıdığı Türkiye Varlık Fonu (TVF) kaynaklı petrokimya kompleksi planında somut gelişmeler öne çıkıyor. Yaklaşık 7 yıl önce tüzel kişiliği kurulan TVF Rafineri ve Petrokimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecinin tamamlanması ve tesisin kurulacağı Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi kararının yürürlüğe girmesi, projedeki son dikkat çekici adımlar arasında yer alıyor.
Türkiye Varlık Fonu, 2019 yılında Adana Ceyhan’da yaklaşık 10 milyar dolarlık rafineri ve petrokimya yatırımı planladığını duyurmuştu. Projenin çevresel izin tarafında en dikkat çekici başlık, Hatay Dörtyol’daki Doğu Akdeniz Petrokimya Tesisi için yürütülen ÇED süreci oldu. Erzin Kaymakamlığı’nda yayımlanan ilanda, TVF Rafineri ve Petrokimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan proje için hazırlanan ÇED raporunun İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından yeterli bulunduğu, inceleme ve değerlendirme sürecinin sona erdirildiği ve raporun nihai ÇED raporu olarak kabul edildiği belirtildi. TVF Genel Müdürü Arda Ermut da Şubat 2026’da yaptığı açıklamada, petrokimya yatırımında “arazi ve ÇED süreçlerini tamamladık” ifadesini kullandı.
İkinci kritik adım ise Ceyhan tarafında geldi. Adana Sanayi Odası’nın Resmi Gazete duyurusuna göre, “Adana İli, Ceyhan ve Yumurtalık İlçelerinde Bulunan Bazı Alanların Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Olarak İlan Edilmesi Hakkında Karar” 10 Ocak 2026 tarihli ve 33133 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Söz konusu karar, Ceyhan hattında planlanan büyük ölçekli kimya ve petrokimya yatırımları açısından yeni bir hukuki ve mekânsal zemin oluşturdu. Anadolu Ajansı’na konuşan Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Bekir Sütçü de bu bölgenin cari açığın azaltılmasına katkı sağlayabilecek stratejik bir yatırım alanı olduğunu vurguladı.
Sektör çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre, önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye plastik sektörünün komodite plastik ham madde tüketimindeki ihtiyacının yarıdan fazlasının TVF Rafineri ve Petrokimya, Rönesans Holding tarafından inşa edilen Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi ve SOCAR’ın Petkim işletmeleri tarafından karşılanabileceği öngörülüyor. Bu tablo, Ceyhan merkezli yeni petrokimya yatırımlarının yalnızca üretim kapasitesi açısından değil, Türkiye plastik sektörünün ham maddede ithalat bağımlılığını azaltma hedefi bakımından da stratejik önem taşıdığını ortaya koyuyor.












